İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

2020

2020… Neredeyse herkesi yıpratan yıl. Çoğu kez gözyaşı döktüm bu sene. Şimdi yaşadıklarımı, düşüncelerimi buraya aktarayım dedim.
2020’de en mutlu olduğum gün mart ayının başlarındaydı. En sevdiğim gruplardan birinin konserine gitmiştim. Bu konserden 1 hafta sonra da korona Türkiye’ye gelmişti. Sonra da evlerden çıkamaz olduk. Benim sınav yılımdı bu yıl. Aslında evlere kapanmak en başta çalışmak için iyi bir fırsat gibi geldi. Fakat her geçen gün artan derslerimin yoğunluğu ve stres beni çok yıpratmaya başlamıştı. Sabah akşam yaptığım tek şey ders çalışmaktı. Çok bunalıyordum fakat çalışmalarımın sonucunu alacağımı düşünmüştüm. Ama sınav sonucum büyük bir hayal kırıklığı oldu. Hatta bu yüzden beş ay boyunca depresyona girmiş gibiydim. Boş duvarlara bakıp ağlıyordum. Ve şu anki okuluma karşı çok önyargılıydım. Ama şu an o önyargımdan dolayı utanıyorum kendimden. Çünkü her şey beklediğimden çok daha iyi çıktı. Her neyse bu yılın tek konusu dersler değildi tabii ki. Bu karantina yüzünden zedelenen arkadaşlıklarım vardı. Belki de karantina sadece bir bahaneydi, bilemiyorum. Kendim için güzel dualar ederken aklımdan çıkarmadığım arkadaşlarım aramızın kötüleşmesi için resmen her şeyi yapıyor gibiydi. Hatta yıllar sonra bir tanesi nefretini kustu üstüme. Ama sıkı dostluklar da edindim. Bu yıl hayatıma girip aramızda güçlü bir bağ oluştuğuna inandığım arkadaşlarım var. Gelelim bana göre bu yılın kabus aylarına. Ekim ve kasım… Gerçekten canımın en yandığı aylardı. Kasım ayında neredeyse her hafta ya bir hastalık ya da ölüm haberiyle uyanıyordum. Tanıdığım bir insanın selasını duymanın ne kadar acı olduğunu altı yıl sonra tekrardan hissettim. Tüm bu acılara rağmen 2020’nin kattığı şeyler de vardı. Mesela bu yıl öğrendiğim en iyi şey; her kötülüğün arkasında gerçekten bir iyilik olduğu. Aynı zamanda artık değiştiremeyeceğim şeyler için üzülmemeyi, etrafımdaki insanların dedikleri eğer beni güçlendirecek şeyler değilse dinlememeyi, umut etmeyi de öğrendim. Ve kendimi hobilerimde geliştirdim. Gözlerimizin önünde yaşanan felaketleri görünce de empati yapabilmeyi az da olsa toplumca öğrendik sanırım.
Biraz da kanayan yaralarımıza parmak basmak istiyorum. Böylesine zor bir yılda yine bitmeyen şeyler var. Mesela bu yıl da yüzlerce anne, çocuklarının gözleri önünde öldürüldü. Bu yılda da birçok insan küçük konulu kavgalardan dolayı canından oldu. Yine bizden farklı olana saygımız olmadı. Yine din, dil, ırk, cinsiyet ve daha birçok durumdan dolayı çoğu insan ayrımcılığa uğradı. Yine birçok yardım çığlığına sessiz kalındı. Deprem gibi kötü durumlarda ne kadar birlik olsak da yine kendi çıkarlarına göre hareket eden çok kişi oldu. Hayvanların canı olduğunu unuttular ve yine işkenceler yaptılar. Bunları yapanlara bir ceza verilmedi. Aslında şöyle bir baktığımız zaman 2020’nin diğer yıllardan tek farkı koronanın olmasıydı. Bu paragrafta anlattığım her şey zaten önceki yıllarda da vardı. Biz yaptıklarımızın sonucunu alırken tüm bunların suçunu sadece bir yılın üstüne yıktık. 2021 bizim için bir milat olmayacak. Ne zaman kadın cinayetlerine namus davası denilmeyecek, ne zaman hayvanların canı olduğunu anlayacağız, ne zaman herkesin eşit olduğunu anlayacağız, ne zaman saygının sadece bizden yaşça büyük ve bizden daha güçlü insanlara olmaması gerektiğini, bizden farklı olanlara da saygı göstermemiz gerektiğini, kendimizin dünyadaki en önemli varlık olmadığımızı anlayacaksak işte o zaman bizim için bir milat olacak. Umarım bu milat en yakın zamanda olur. Ve umarım 2021 yılı iyi insanların yüzüne kocaman gülümser. Mutlu yıllar!

Elanur ÖZ

15 Yorum

  1. Erdal uğur Acar Erdal uğur Acar 26 Aralık 2020

    Kalemine yüreğine sağlık 2020 tüm dünyaya aleme çok kötü geldi ksbus gibi geçen bir yıl oldu inşallah 2020 de yaşanan tüm kötülükler 2021 de olmaz insanlar 2020 den ders çıkartıp ona göre davranır emeklerinize sağlık

    • emelacarer@gmail.com emelacarer@gmail.com Yazar | 26 Aralık 2020

      Çoook teşekkürler❤️

      • Burcu arslan yalçın Burcu arslan yalçın 27 Aralık 2020

        Elacığım her şeyin gönlünce olacağı mutlu yılların olsun… kalemine sağlık. Annesinin Kızı.. öpüyorum sizi 💕😘

        • emelacarer@gmail.com emelacarer@gmail.com Yazar | 27 Aralık 2020

          Desteğin için çok teşekkürler Burcu Abla💕💕

  2. Uğur Uğur 27 Aralık 2020

    2020 yılını cok guzel ozetlemissin kalemine saglik herkes in ortak sorununu ozetlemissin ve gelecek her yil basarin ve sansin bir onceki yildan daha guzel olsun ve 2021 yili yazinin icerigi daha guzel anilarla dolu olur simdiden bekliyor ve yazilarini takip ediyorum

    • emelacarer@gmail.com emelacarer@gmail.com Yazar | 27 Aralık 2020

      Teşekkür ederim 🙏🏽

  3. Caner Özgür Caner Özgür 27 Aralık 2020

    Kalemine, yüreğine sağlık Elanur Hanım. Umarım senin de dediğin gibi insanlık miladını en kısa zamanda gerçekleştirir.

    • emelacarer@gmail.com emelacarer@gmail.com Yazar | 27 Aralık 2020

      Yorumlarınız benim için çok değerli, teşekkürler 😊

  4. Ayşe Naz Bayramoğlu Ayşe Naz Bayramoğlu 27 Aralık 2020

    Çok güzel özetlemişsin 2020 yılını. Evet, insanların yaşadıklarımızın sadece bu yılla ilgisi olamadığına da güzel değinmişsin. Benim de sınav senemdi bu yıl, biliyorsun. Çok zor geçti hepimiz için. Çok insan hayatını kaybetti. Çok üzücü. Umuyorum ki daha fazla üzülmeden, hüzünlenmeden geçer ilerki yıllarımız. Kalemine sağlık…

    • emelacarer@gmail.com emelacarer@gmail.com Yazar | 27 Aralık 2020

      Çok teşekkürlerr, umarım 2021 güzel bir sene olur❤

    • emelacarer@gmail.com emelacarer@gmail.com Yazar | 27 Aralık 2020

      Teşekkürlerr

  5. mehmet emin mehmet emin 28 Aralık 2020

    Yazınıza rast geldim ve okudum 2020 yılı içinde okuduğum en iyi analizlerden biri diyebilirim.

  6. mehmet emin mehmet emin 28 Aralık 2020

    Yazınıza rast geldim ve okudum 2020 yılı içinde okuduğum en iyi analizlerden biri diyebilirim.

  7. Mehmet Bozdemir Mehmet Bozdemir 7 Ocak 2021

    2020 yılına yüklemek tüm yanlışları gerçekten yok saymak, bir daha olmayacakmış gibi anlamlandırmak tarihleri benimde yaptığım ama bu yazı ile farkındalığınım arttığı ve aslında tarihlerin değil de bizlerin neleri değiştirmemiz gerektininin önemini bir kere daha hatırladığımız bir yazı olmuş Elanur. Umarım daha fazla yazar ve bizleri aydınlatmaya devam edersin. Kalemin hep keskin olsun. İyi Seneler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir