İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Her Şey Üst Üste

(Yazmazsam içimde kalacaktı ve ben de yazdım)
Bir insanın senin gözünün önünde aniden ve biraz da fazla tepkiler verdiğinden aşağılanıp dışlanmasına göz yumabilir misin? Şahsen ben böyle bir şeye asla izin veremem. Ayrıca bu kişi benim son günlerde sevgimi, derdimi paylaştığım bir insansa… Artık onunla konuşurken fark ediyorum ki psikolojisi, insanlar onu dışladığından beri yavaş yavaş bozulmaya başlamış. Pedagog değilim. Onun için ”Kesin psikolojisi bozuk.” diyemem. Hiç kimse kusura bakmasın da karşındaki insan sana değer veriyorsa azıcık bile olsa o kişiye destek çıkmak zorundasın. Ben öyle yapıyorum ya da öyle yaptığımı düşünüyorum. O kişi bana destek oldu. Benim de ona, onun en zor günlerinde destek olmam lazım. Fakat artık eskisi kadar yakın olamayacağız onunla. Hiçbir zaman rehberlik odasına gideceğim aklıma gelmezdi. Fakat ben o kişi için bir de başka bir konu için yanıma onu da alıp gittim. Ne yapmamız gerektiğini sorduk ve öğrendik. Böylece içimiz birazcık da olsun rahatlamıştı. Ama sonsuza kadar değil tabii ki de. Okul çıkışı yine bir olay oldu. Ve bu olayı söylemek istemem. Ama azıcık kopya verebilirim. Bu kişi ile en yakın iki arkadaşım arasında geçen bir şey. Niyeyse çok iyi anlaşamıyorlar. Bu arada şu paragrafı bitirmeden ”O kişi” olarak bahsettiğime bir öneride bulunacağım. İnsanlara karşı olan ön yargılarını azaltsın veya yapabilirse eğer o ön yargılarının hepsini kırsın.
Şimdi de diğer konuya gelelim… Empati yapabildiğime inandığım için bu konuya geçiyorum.
Yer değişikliği yapılmadan önce sıramda, sıra arkadaşım ile garip bir not bulduk. Ama belli ki not acilen bırakılmıştı. Arkadaşıma dedim ki ” Bu not bize değil de başka birine gelmiş olabilir.” Çünkü notu bulduğumuzda, not sıramızın ucundaydı. Başka birinin çantasına atılmak istenmiş de olabilirdi. Veya yerde bulunup bizim sıramıza konulmuşta olabilir. Sekizinci sınıflara da olabilir. Bunlar bir ihtimale bağlı. Sıra arkadaşım da ”Kesin bu not sana gelmiştir. Oku.” dedi. Ben de okudum. Benim neredeyse hiçbir sırrımı gizlemediğim bir dostum var. Fakat başka bir sınıfta. Ben bu olanların hepsini ona anlattım. Ama başka birine gelmiş olabileceğini de söyledim. Bu kız çok heyecanlı bir kız ve sanırım ben ona bu olayları anlatırken bazı şeyleri çok yanlış anlamış. Başka birine gelmiş olabilir dediğim de bana, ” Mesela kime?” demişti. Ben de, benim sıramın yakınında oturan kişilerin adlarını saydım. O da saydığım kişilerin arasından birini tanıyormuş. Yazının en kötü yerine geldim galiba… Arkadaşım da o tanıdığı kişiye ”Ela salı günü sırasında bir not bulmuş. Not da sırasının kenarına bırakılmış. Acaba sana gelmiş olabilir mi?” diyeceğine ” Ela sırasında bir not bulmuş. Onu sen mi yazdın?” demiş. Aman Allah’ım! Arkadaşım bana bunları anlatınca ” Yer yarılsa da içine girsem.” dedim. Diğer gün arkadaşımın tanıdığı kişiyle konuşmayı düşünüyordum aslında. Ama herhalde biraz utangaçlığımdan ve tersler diye korktuğumdan konuşamadım. Hani bu konuya geçerken dedim ya ” Empati yaptığım için bu konuya geçiyorum.” diye. İşte, birinin arkadaşı gelip de bana deseydi ki ” Arkadaşıma not yazılmış. O notu sen mi yazdın?” Gerçekten o kişiyi terslerdim. Hatta arkadaşı bana bunun bir yanlış anlaşılma olduğunu sözle, yazıyla veya vb. bir şekilde  anlatmasaydı o kişilere kin beslerdim. Çünkü ben suçsuzken, beni suçlu durumuna düşürmeye çalıştıklarını düşünürdüm. Neyse, o kişiden arkadaşım adına özür diliyorum.
Şimdi de kamu spotu gibi olacak ama… Lütfen hiçbir insanı dışlamayın, herkese saygılı davranın, incitmemeye çalışın, dalga geçmeyin, hoşgörülü davranın. Çünkü belki de siz bilmezsiniz ama karşınızdakinin dalga geçtiğiniz kusuru en zayıf noktasıdır. Veya kim bilir, içinde sıkıntılar yaşıyor ve bunları kimseye aktaramıyordur. Bunun için özellikle son zamanlarda çok içine kapanmış ve etrafına kendi elleriyle bir duvar örmüş olabilir. Eskiden öyle değildir belki. Ama kendi içinde değişmiş ve içindeki bazı şeylerin öldüğünü fark etmiş olabilir. Kendini yalnız hissediyordur veya…
Her şeyin üst üste gelmesi sonucu kalbim birazcık yaralandı. Fakat bu yazıyı yazınca üzerimden sanki büyük bir yük kalkmış gibi oldu. Artık daha mutluyum…

Elanur ÖZ

3 Yorum

  1. Başak turgut Başak turgut 23 Nisan 2018

    👏👏👏👏

  2. Celal Korkut Celal Korkut 24 Nisan 2018

    Sevgili Elanur merhaba,
    yazının ilk bölümünde ki konuyla başlayayım. İnsanlar arasında ayrımcılık yapmak, kusurlarıyla dalga geçmek karşılaşabileceğimiz en kötü davranış. Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyi başkasına yapmamak gerekir.
    ‘Dost’ kötü günde belli olur. Arkadaşının sıkıntılı anlarında onun yanında olarak, ona destek vererek en güzelini yapıyorsun.
    Böyle yapmaya devam et. Kazanan sen olursun. En azından vicdanen mutlu, huzurlu olursun.

    İkinci bölüm için ise yine bir atasözü ile başlayayım “sırrını verme dostuna, o da söyler başka bir dostuna”…
    Söylemesinin ötesinde nasıl söylediği, olayları nasıl aktardığı o kadar önemli ki. Senin örneğinde olduğu gibi, küçücük bir farklı anlatım, farklı bakış olayı çok çok farklı bir hale getirebilir.
    Dostun da olsa, bazı şeyleri paylaşmadan önce iyide araştırmak, düşünmek emin olmak gerekiyor.
    Bir sürü olumsuzluk üst üste gelebilir. Hayat böyle. Senin başına gelenlerin çok daha kötüsü başkasının da başına gelebilir. yaşadığın olumsuzlukların seri karamsarlığa sürüklemesine izin verme, tam aksine senden daha kötü durumda olanları düşünerek elindekilerle mutlu olmayı öğren. Çevrende seni çok seven insanlarla, bir çok kişi de olmayan yazma yeteneğinle bunun gibi hayatındaki bir çok güzel şeyleri düşünerek mutlu olmayı dene. Eminim her şey çok daha güzel olacaktır…
    Yazımı, Avusturalya’nın ilk insanları Aborjinlerin bir sözü ile bitireyim, bu söz sana yol göstersin:

    HER ŞEY YETERLİ OLSUN

    Seni ayakta tutmaya yetecek kadar
    Güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni dilerim.
    Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana
    Yetecek kadar güneş diliyorum.
    Güneşi daha çok sevmene
    Yetecek kadar yağmur diliyorum.
    Ruhunu canlı tutmaya yetecek kadar
    Mutluluk diliyorum.
    Yaşamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüş
    Gibi algılanmasına yetecek kadar acı diliyorum.
    İsteklerini tatmin etmeye yetecek kadar
    Kazanç diliyorum.
    Sahip olduğun her şeyi taktir etmene
    Yetecek kadar kayıp diliyorum.
    Son Elvedayı atlatmana yetecek kadar
    Merhaba diliyorum.

    Sevgiyle kal.

  3. Gökay Gökay 15 Temmuz 2018

    Merhaba, Yazı için teşekkürler. Siteni de çok beğendim. Takibe aldım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir