İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

KAYGI DUVARI

( Yazıyı okumadan önce bir sorum var. Hayatınızı bir olay üzerine tüm sonuçları düşünüp kaygılı olarak mı yoksa her türlü sonuca karşı vurdum duymaz olarak mı yaşamak isterdiniz? Lütfen bunu düşünün. )
Bu yazımda özellikle son günlerde çok sık yaşadığım bir şeyden bahsedeceğim. ”Ne o?” derseniz hemen söyleyeyim; ” Kaygı ”! Niye bilmiyorum ama aniden her şeyi kafama takmaya başladım gibi hissediyorum. Bundan daha da kötüsü kafamda yeller estiren olay iyi bir şey olsa bile bunu kötüye çevirebiliyorum. Ve bunun sonucunda bir hüzün boğuyor beni. Yalnızca olaylar karşısında kaygılı olsam hadi neyse ama tanıdığım veya daha yeni tanıştığım insanlarla sohbet ederken yanlış bir hareketim veya yanlış bir sözüm olursa diye resmen tetikte bekliyorum. Bazı sözlerimi esirgiyorum ve sonra da çekingen ilan ediliyorum. İnsanlara karşı olan kaygımın neden çok arttığını anladım sanırım. Çok sevdiğim bir insan bile yanlış bir hareketim sonucunda beni yaralayacak sözler söyleyebildi… Bundan sonra onunla konuştuk. Özür bile diledi. Ama o sözler hiç aklımdan çıkmıyor. Diyorum ki çok çok sevdiğim bir insan yanlış bir hareketimde kötü sözler söyleyebildiyse kim bilir diğer insanlar ne yapar… Bazı sözleri tartıp ve empati yaparak söylemek gerek.
Kaygı iyi bir şey değil. Çünkü çoğunlukla karamsar oluyorsun. En küçük hatanda veya farklı bir tavrında bile ” Kesin insanlar benim hakkımda kötü şeyler düşündü! ” diye geçiriyorsun aklından. Bu da seni rahatsız ve mutsuz hissettiriyor. Ayrıca bunun artması sonucu insanlara olan sevgin de azalıyor. Çünkü tüm insanlar sizin hakkınızda kötü düşünüyor kaygısıyla yaşıyor, ”Eğer onlar benim hakkımda böyle şeyler düşünüyorsa onları niye seveyim ki?!” diyorsunuz. Bunu yok etmek de fazlalaştırmak da sizin elinizde…
Peki ya sizde hiç kaygı yok ama karşınızdaki insanda kaygı olduğunu düşünüyorsanız ayrıca bu kaygının yok olmasını istiyorsanız ne yapmanız gerek? En başta empati! Size denildiği zaman üzüleceğiniz sözleri karşınızdakine söylemeyin, olumsuz hareketleri de yapmayın. Bunun sonucunda kim olursa olsun sizin onu önemseyip kötü bir şey düşünmeyeceğinizi algılar. Mümkün olduğunca sözlerinizi tartıp söyleyin ki kalp kırma olasılığınız azalsın. Bunlar sonucunda insanlar sizin yanınızda kendini gayet rahat, kaygısız hissedecektir. Ve bu iki madde gibi daha kolay şeyler de var. İnsanlar size iyilik edince teşekkür edin, rica edin, iyi günler dileyin, hapşırınca çok yaşa deyin. Bunların hepsi hem kolay hem de çok insanca…
Kaygı duvarlarını yıkmak dileğiyle…

Elanur ÖZ

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir