İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yine Geldi O Tarih …..

Küçükken öğrendik içimiz harlıyken, dikenler batarken yüreğimize, çevremize gül olmayı. Kendi acımızı sineye çekip başkasına merhem olmaya çalışmayı.Belki bundandır dertsiz kedersiz görünmelerimiz, bundandır zaman zaman belki de doğru mesajı veremememiz. İmtihanlı bir hayata gözlerimizi açmışız, tabi olup tevekkül edenlerden olmuşuz. Ne yaşarsan yaşa içine haykır, dışın ümit versin insana, mantığını kabullenmiş,bu düşünceyle acılarımızı dindirmişiz çoğu zaman…..

Ne yaşarsan yaşa değil mi ki uyanma şansı verilmiş sana öyleyse ahlarla vahlarla günü heba etmek yerine anın değerini bil ve tutun yaşama.

Her yaşanılanı bir tecrübe sayıp geçmişten ders alarak, dünyaya çok itibar etmeden öğren her şeyin geçici yanını. İnan geçiyor her şey; Ne acılar yaşadın; hangisi ilk günkü gibi kaldı? Ya da en büyük sevinçlerini düşün, geriye dönüp baktığında aynı hazzı duyabildin mi zaman tünelinde? Önemli olan çektiğin acılar sana ne kazandırdı, götürülerinin yerine getirilerini de görebildin mi? Yaşadığın sevinçlerin ardından ne kadar özümsedin o anını, ne kadar layık olabildin?

Belki çok dağınık ifadeler mevcut cümlelerimde.Ama tarih itibarıyla çok da derli toplu bir ruh hali beklenemez gibi. Mart ayını sevmiyorum tam 4 yıldır. Hele ki 29 Mart tarihini hiç sevmiyorum. Dört yıl önce bu günün sabahında uyandıramadık gül yüzlü abimi, inanamadık uzunca bir süre, gerçi annem hala kabullenebilmiş değil….

Gülüp sohbet ederken bir bakıyorum başlıyor ağlamaya. Ne oldu annem diyorum; Çok özledim, diyor. Hiçbir teselli acısını dindirmeyecek, biliyorum ve susuyorum. Meğer abimmiş annemi ayakta tutan, sağlam kılan.O, bize veda ettiğinden beri iyi bir günü olmadı anacığımın.Doktora götürdüğümüzde hiçbir hastalık bulunmuyor ama gel gör ki sürekli ağlamaktan yüreciği yorulmuş, çaresi metin olmak ama gel de anlat işte!!!

Sadece onu mu etkiledi gidişi….. Bir şarkı başlıyor, aklıma çok sevdiği dizeler geliyor, tutamıyorum kendimi. Aile sohbetlerinde bir kelime, bir bakış onu getiriyor aklımıza.Kızım hemen “Anne dayım ne çok severdi”deyiveriyor gözleri dolu dolu olup. Ela pek belli edemez duygularını,yüzü beyazlar aniden, yutkunur, sonrasında çıkar odadan hızlıca….. Babam çınar ağacı görevini fazlasıyla idame ettiriyor, gözleri dolu dolu olur olmaz sohbeti dağıtıp başka bir konu açıyor. Çünkü biliyor ki hiçbir şey dindiremeyecek özlemlerini.Yaşıyoruz elbet ama onunla daha bir farklı yaşıyormuşuz. Bir bakışı, bir refleksi, bir cümlesi bile meğer nasıl da neşe saçıyormuş yaşamımıza…..

İnsanoğlu ne tuhaf varlık; yaşayamam diyor ve yaşamaya devam ediyor. Hem de salya sümük ağladığı günlerin ardından gülerek, güldürerek. An geliyor dalıyor uzaklara, yutkunuyor nefessiz kalmışcasına, an geliyor akıtıyor gözyaşlarını kaçak göçek, ardından yine başlıyor etrafa gülücük saçmaya. İnsan her şeye alışıyor hayatta. Ama sevdiğinin yokluğuna….. İçimi rahatlatan tek şey biliyorum ki güzel yerlerdesin. Rabbim acılarını dindirdi ve sonsuz huzurgâhında beklemektesin.

Rahat uyu zeytin gözlüm, aramızda olmasan da her daim aklımızda, yüreğimizde ve dualarımızdasın…..

4 Yorum

  1. Seda Seda 30 Mart 2018

    Eline, yüreğine, kalemine sağlık… Bazı açılardan bazı günler daha çok acıtıyor hiç geçmiyor ama yaşatıyor.Cok şükür inanıyoruz. İnanmasak vay halimize. Mekanı cennet olsun.

  2. ahmet aşkın ahmet aşkın 11 Mayıs 2018

    girizgah için yazdıklarınızı ne güzel ifade etmişsiniz öyle… kaleminize sağlık… gidenlerin geride bıraktıkları duygular kıymık misali batıyor ve insanın içini acıyor…. Allah sabrınızı bol versin inşallah…

  3. Mert Mert 26 Mayıs 2018

    Kalemin çok kuvvetli tebrik ederiz, takipteyim ekledim sık kullanılanlara.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir